25.09.2022 - Kars Gezi Turu Çok Amaçlı Dijital Tanıtım Platformu
REKLAM ALANI
Kars Gezi Turu Çok Amaçlı Dijital Tanıtım Platformu Kars`ta arayacağınız herşey burada Kars haberleri

Susuz

Tarihi bakımdan mülki olarak bağlı bulunduğu Kars ile aynı akıbetlere maruz kalan ilçemiz; eski çağlardan beri yerleşim merkezi olmuştur. Kars M.Ö. 14. Yüzyılda Urartuların egemenliği altına girmiş, daha sonra bölgeye İskitler, Parslar, Sasaniler ve Bizanslılar hakim olmuşlardır. Kars, 1064 yılında Sultan Alparslan’ın fethiyle birlikte Bizanslılardan alınarak ebedi Türk Yurduna dahil olmuştur. Susuz da Kars ile birlikte aynı kaderi paylaşmış bir yerleşim birimidir.
İlçemiz ve çevresinin kesin olarak Osmanlı hakimiyetine girişi1534 Kanuni Sultan Süleyman dönemine rastlar. 1877 yılına kadar Osmanlı hakimiyetinde kalan ilçemiz, 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşlarından sonra yaklaşık 40 yıl Rusların egemenliğine girmiş ve Rusya’da Bolşevik ihtilalinin olması sonucu 1918 yılında Rusların çekilmesiyle 3 Kasım 1920 tarihindeki kurtuluşuna dek Ermeni çetelerinin mezalimine maruz kalmıştır.

Ülkemiz işgal altındayken Mustafa Kemal Atatürk tarafından görev verilen Kazım Karabekir Paşa 29 Eylül 1920’de önce Sarıkamış’ı arkasından 30 Eylül 1920 tarihinde de Selim’i anavatan topraklarına katmıştır. Daha sonra 27 gün süren mücadeleden sonra Kars düşman işgalinden kurtarılarak 30 Ekim 1920’de ebedi Türk Yurdu yapılmıştır. Bundan sonra Binbaşı Halit Bey Ardahan’a doğru görevlendirilmiştir. Ardahan’a hareket eden Binbaşı Halit Bey Susuz’ da dağınık olan milis kuvvetlerini birleştirmiş ve başına da Gülizaroğlu Abdullah Bey getirilmiştir.

Susuz, 3 Kasım 1920’de tamamen kurtarıldıktan sonra 1921 yılında sınırın Rusya tarafında kalan Ahılkelek bölgesinden Türkler, sınırı geçerek Kars’ın bir çok bölgesine olduğu gibi buraya da gelmişler ve o tarihte nahiye olan Susuz’ a yerleşmişlerdir. Bunlar Susuz’ a geldiklerinde burada Malakanlar yaşamaktaydılar ve yaklaşık iki yıl birlikte yaşadıktan sonra Malakanlar, kendi istekleriyle Susuz’ u terkedip Sovyet Rusya’ ya gitmişlerdir. Susuz da bu tarihten itibaren tamamen bir Türk beldesi olma özelliğine kavuşmuştur. Ahılkelek’ ten gelenlerden sonra yine değişik bölgelerden özellikle Ahıska’dan gelen bazı aileler de Susuz’ a zaman içerisinde yerleşmişlerdir. Son olarak bir tabii afetten dolayı Digor’dan önemli bir sayıda nüfus, Susuz’ a yerleşmiş ve Susuz’ un bugünkü yapısı böylece oluşmuştur. Yaklaşık bu 90 yıllık birlikte yaşama konusunda, farklı bölgelerden insanların bir araya gelmiş olmasına rağmen kardeşlik hukuku hep ön planda tutulmuştur.

Nahiye merkezi yönetimi bugünkü Cumhuriyet Mahallesi’nde iken 4 Mayıs 1933 tarihli ve 9537 sayılı İçişleri Bakanlığı, Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı’nın müşterek kararnamesi ile Susuz nahiyesi aynı nahiye hududu içerisinde bulunan “Cilavuz” mevkiine nakledilmiştir. (BCA/030/11/1/73/13/11)
Susuz 19 Haziran 1957 tarihinde kabul edilen 7033 Sayılı “Yeniden (78) Kaza Kurulması ve İzmir Vilayetine Bağlı Kuşadası Kazasının Aydın Vilayetine Bağlanması Hakkında Kanun” ile 1 Nisan 1959 tarihinde yürürlüğe girmek üzere ilçe yapılmıştır. Yani Susuz’ un ilçe yapılması kanunu 19 Haziran 1957 tarihinde çıkarılmış, 1 Nisan 1959 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Dolayısıyla Susuz’ un ilçe oluş tarihi 1 Nisan 1959’dur. (Resmi Gazete, 27 Haziran 1957, Sayı: 9644) 1957 yılında çıkarılan kanun ile ilçemize bağlanan köyler de şunlardır:

1.Ağzıaçık 12.Davulköy 23.Kızılkilise
2.Akkom 13.Keçili 24.Kiziroğlu
3.Aynalı 14.Gölbaşı 25.Küçükçatak
4.Bendivan 15.Gölveran 26.Küçükzaim
5.Berdik 16.İncesu 27.Maksutçuk
6.Büyük Çatak 17.İncilipınar 28.Mamaş
7.Büyük Zaim 18.Kalecik 29.Melikköy
8.Çamçavuş 19.Karakale 30.Mezra
9.Çamlık 20.Karapınar 31.Ortakilise
10.Çamurlu 21.Kırkpınar 32.Pertik
11.Çığrıklı 22.Kızılçakçak 33.Porsuklu

Cumhuriyet dönemi idaresi buraya ekonomik anlamda da katkılar sunacak kararlar almıştır. Bunlardan bir tanesi; “Kars Vilayeti Cilavuz Nahiyesi’ nin Susuz Köyü’nde Kurulacak Süt tozu ve Konserve Fabrikasının Makinalarını kurmak ve İşletmek Üzere Almanya’dan Getirilecek Olan Mütehassıs Adolf Wusowski’ nin Bulunduğu Müddetçe Umumi Hallerinin Göz Önünde Tutulması ve Memnu (Yasak) Mıntıka İle Askeri Garnizonlara Girmemesi Şartı İle Bu Mahalle Gitmesine ve Fabrikada Çalışmasına Müsaade Edilmesi” (BCA/030/18/01/02/39/61/14) yönündeki 4 Eylül 1933 tarihli ve altında Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ ün imzasının bulunduğu Bakanlar Kurulu kararıdır. Kars merkezindeki ilk süt fabrikasını Almanların kurduğunu düşünürsek bunun Susuz için çok ciddi bir yatırım projesi olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Ancak konunun neden akamete uğradığı yönünde bir bilgiye maalesef sahip değiliz.

Yine 15 Eylül 1936 tarihli bir kararname ile Cilavuz mevkiinin Akpınar ve İsa Çayırının; inekhane, tay çiftliği ve boğa büyütme istasyonları tesis edilmek üzere Ziraat Vekilliği’ne tahsisi yapılmıştır. (BCA/030/18/01/02/68/75/17) 18 Mart 1933 tarihli bir başka belgede ise Cilavuz’ da bulunan ve ciheti askeriyeye ait olmakla birlikte lüzumu kalmayan bina ve barakaların sütçülük ve peynircilik müessesesince kullanılmak üzere pazarlıkla kiraya verilmesi Bakanlar Kurulunca kararlaştırılmıştır. (BCA/030/18/01/02/34/17/10) Görüldüğü üzere Susuz’ un ekonomik anlamda da kalkınması için çeşitli faaliyetler yürütülmüş ancak bunların sonucu alınamamıştır. Bunun araştırılması gereken önemli bir konu olduğu göz önünde tutulmalıdır.

Susuz bugün itibari ile tarım ve hayvancılıkla geçimini sağlamaktadır. Okuma oranının yüksek olması, nüfusunun önemli bir kısmının büyük şehirlere gitmesine sebep olmuştur. Geride kalanlar tarım ve hayvancılıkla uğraşmakta olsalar da herhangi bir birlik ya da işletme olmadığından ekonomiye önemli bir katkısı bulunmamaktadır. Bir çeşit kendi ürettiğini yalnızca kendi tüketen bir toplum halini almıştır. Bu eşsiz doğal güzelliği eski yıllarda olduğu gibi Kars’ın mesire yeri olma özelliğini yeniden kazanmasına katkı sağlayacaktır. Cilavuz Deresi’nde bulunan çermiği, Su Uçan Şelalesi, alabalığı, çok eski dönemlere ait mağaraları ve saymakla bitmeyecek diğer güzellikleri iyi bir tanıtımla yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekebilecek çok önemli unsurlardır. Yaylasının ulaşımının çok rahat olması kendisine has bir “Yaylacılık Kültürü” oluşmasına sebep olmuştur. Her türlü ulaşım aracıyla günü birlik ziyaretler yapılabildiği için yaylası her gün onlarca misafir ağırlayabilmektedir.

REKLAM ALANI
Karsın şirin ilçelerinden bir yer olan Susuz`a ufak bir tur atalım